Dijital enerji, kavramı bir yönüyle var olan fiziki kaynakların modern haberleşme teknolojileri ile donatılarak, verimliliği maksimum seviyeye çıkararak, esnek ve interaktif hale gelmesidir. Günümüzde teknolojinin gelişmesi ile birlikte diğer birçok sektörde olduğu gibi elektrik dağıtım sektöründe de önemli teknolojik gelişmeler yaşanmış ve bir dönüşüm sürecine geçilmiştir.

Elektrik enerjisi günümüzde artık yaşamımız için temel bir ihtiyaç haline gelmiştir. Enerjinin her alanında artan talebi karşılayabilmek adına daha etkin ve sürdürülebilir şekilde dağıtımı için yeni donanımlara olduğu kadar yazılım ve bulut teknolojilerine de ihtiyacımız olacaktır. Dijitalleşmenin temel yapı taşları olarak bilgi, haberleşme ve sensor teknolojilerinde yaşanan büyük gelişmeler, başta dağıtım sistemleri olmak üzere bütün sektörlerde veriye ulaşmayı basit hale getirmiş ve verinin toplanması, iletilmesi ve işlenmesi süreçlerini eskiye göre oldukça kolaylaştırmıştır. Öncelikle teknoloji değişimi ile mevcuttaki analog/manuel süreçlerin daha çabuk dijitalleştirilmesinin yaygınlaştırılmasını hızlandırmıştır. Bir bütün olarak değişecek olan enerji kavramı, ilerleyen zamanlarda cep telefonu uygulamaları ile enerji tedarikçimizi değiştirebilecek ve evimizde istediğimiz elektrikli aletlerin enerji tüketmesine izin verebileceğiz. Enerjide dijitalleşme doğamıza zarar vermeden ihtiyacı sürdürülebilir halde karşılanmasını sağlayacak tek çözümdür.

Enerji dağıtım şirketlerinde dijitalleşme süreçlerinin hızlandırılmasında ilk ve en önemli adım, yapılacak olan çalışmalar için, belirli bir yol haritasının karar vericiler tarafından benimsenmesi ve devamlılık arz edecek şekilde sürdürülmesidir. Yaşanan hızlı teknolojik gelişim, rekabetin artması ve inovasyon fırsatları dağıtım şirketlerinin bu yol haritalarını en hızlı biçimde hayata geçirmesinde büyük önem taşımaktadır. Enerji verimliliği açısından dijitalleşme son derece önemlidir. Elektrik üretiminde kullanılan yakıt miktarının %1 azalması, 15 yılda 66 milyar dolar tasarruf anlamına geliyor. Bir rüzgâr santralinin dijitalleşmesiyle ise %20’ye kadar verimlilik sağlanabiliyor.

NEDEN DİJİTAL DÖNÜŞÜM

Ekonomik Unsurlar

Enerji, küresel ekonomik gelişimin çok kritik bir faktörü. Yalnızca aydınlatma sağlamakla kalmayıp, hayatlarımızı daha yaşanır kılıyor, ekonomik fırsatlar doğuruyor ve kişiler ile toplumların gerçek potansiyellerini ortaya çıkarmalarını sağlıyor. Bu esnada yaşam standartlarımızı da yükseltiyor. Dünya Ekonomik Forumu’na göre güvenilir ve kaliteli enerji tedariki, daha yüksek kişi başı gelirle eşanlamlıdır.

Ancak günümüzde her altı kişiden biri elektriğe ulaşamıyor ve her üç kişiden biri sahip oldukları kaynakları güvenle kullanamıyor. Bu sorunu daha da belirgin hale getiren enerji ihtiyacı hızla artıyor. Dünya nüfusunun 2050 yılına kadar 9 milyarı geçeceği ve bu büyümenin yüzde 90’ının enerji kullanımının iki katına çıkması beklenen gelişmekte olan ülkelerde gerçekleşeceği tahmin ediliyor.

Bu ölçekteki enerji sorunları yalnızca gelişmekte olan ekonomilerle sınırlı değil. ABD de dahil olmak üzere gelişmiş ülkelerin güvenilir enerjiye erişimi bulunmakla birlikte, enerji altyapıları eskiyor, verimsizleşiyor ve dağıtılan enerji kaynaklarının verimli şekilde entegrasyonuna ve yönetimine uyum sağlayamıyor.

Enerjinin geleceği konusundaki fikirlerimize yön veren ve bunu gerçekleştirme stratejimize destekleyen unsur işte bu çarpan etkisi. Ekonomik İş birliği ve Kalkınma Örgütü’nün tahminlerine göre giderek artan enerji talebini karşılamanın maliyeti 8 trilyon dolar.

Çevresel Etkiler

Enerji, ekonomik gelişimin anahtarı olduğu kadar gezegenimizin sağlığı için de kritik bir faktör. Bu iki öğeyi birbirinden ayırmak mümkün değil.

Giderek artan enerji talebini karşılamak için yeni yöntemler ararken sera gazı salınımının da kontrol altında tutulması gerekiyor. Bu zorlu görev, yenilenebilir enerji kaynaklarının ölçeklendirilebilir şekilde kullanılmasını ve enerji tedarik zinciri genelindeki verimlilik önlemlerini iki katına çıkarmayı gerektiriyor. Bu önlemler yalnızca tüketim noktasında değil, üretimden aktarıma ve dağıtıma kadar uzanıyor. Bu alanlarda yalnızca yüzde 1’lik bir verimlilik artışı bile önümüzdeki 25 yıl için öngörülen ek enerji ihtiyacını yarı yarıya azaltmaya yardım edebilir.

Dijital dönüşüm, hayatımızın her alanında yaptığı değişikliği elbette yaşantımız için vazgeçilmez olan enerji ihtiyacında da etkileyecektir. Gelişen teknolojilerle beraber, enerjiye ulaşım ve kontrol daha kolaylaşacaktır.